4 Mayıs 2026 tarihinde, Çek Cumhuriyeti’nin Kutnohorsk bölgesinde sıradan bir sabah yürüyüşü yapan bir kadın, beklenmedik bir keşif yaparak hayatını değiştirdi. Toprağın altında parlayan bir nesneye rastlayan kadın, parçalanmış bir seramik küpün içindeki 2.150’den fazla gümüş sikkeyi buldu. Bu buluntu, arkeoloji alanında “son on yılın en önemli keşiflerinden biri” olarak nitelendirildi.
ORTAÇAĞ’IN HAZİNESİ Arkeologlar, “denarii” olarak bilinen bu gümüş sikkelerin yaklaşık 900 yıllık olduğunu belirtti. Uzmanlar, bu keşfin sıradan bir buluntu olmanın ötesinde, gerçek bir “şans ikramiyesi” değerinde olduğunu ifade ediyor. 12. yüzyılın ilk çeyreğine ait seramik küp içerisinde Kral II. Vratislav, Prens II. Břetislav ve II. Bořivoje gibi üç farklı hükümdar adına basılmış gümüş sikkeler bulundu. Arkeolog Filip Velímský, bu miktarın o dönemde sıradan bir insanın hayal bile edemeyeceği kadar büyük bir servet olduğunu ve günümüzdeki milyon dolarlık ikramiyelerle karşılaştırılabileceğini belirtti.
HESAPLANAMAYAN BİR DEĞER Mı? Hazinenin, Çekya’nın siyasi istikrarsızlık ve taht kavgalarıyla çalkalandığı bir dönemde toprağa gömüldüğü biliniyor. Přemysl hanedanı üyeleri arasındaki Prag tahtı mücadelesi sırasında bu bölgenin sık sık askeri geçiş güzergahı olduğu ortaya kondu. Arkeolog Filip Velímský, “Bu sikkelerin muhtemelen bir savaş ganimeti veya askerlere ödenmek üzere ayrılmış bir maaş paketi olduğunu düşünüyoruz. Sahibi, muhtemelen sıradan birisi değil, üst düzey bir servete sahip biriydi; ancak hazinesini almaya geri dönememiş olabilir,” şeklinde açıklamalarda bulundu.
Sikkelerin gümüş, bakır ve kurşun alaşımından yapıldığı tespit edildi. Bilim insanları, gümüşün hangi madenden çıkarıldığını anlamak için alaşımın içindeki eser miktardaki metalleri incelemeye başladı. Bu analiz, o dönemin ticaret yolları ve madencilik teknolojisi hakkında önemli bilgiler sunacak.