Tunceli’de kaybolan Gülistan Doku’nun durumu ile ilgili yapılan kapsamlı araştırma tamamlandı. İçişleri Bakanlığı tarafından görevlendirilen mülkiye ve polis başmüfettişleri ile Sağlık Bakanlığı müfettişleri, hazırladıkları raporları Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na sundu. Bu raporlarda, dönemin mülki idare amirleri, emniyet personeli ve hastane kayıtlarının silinmesinde rol oynayan görevlilerin ihmal ve usulsüzlükleri detaylı bir biçimde ele alındı.
2024 Haziran ayında göreve getirilen Tunceli Başsavcısı Ebru Cansu, dosyayı yeniden incelemek amacıyla harekete geçti. Bu kapsamda JASAT (Jandarma Suç Araştırma Timi) personelinden özel bir ekip oluşturularak, olayla ilgili 700 saatlik ek kamera görüntüsü ve dijital veriler titizlikle incelendi. Yapılan araştırmalar neticesinde, nisan ayında üç aşamada gerçekleştirilen operasyonlarla dosya “cinayet” soruşturmasına dönüştürüldü.
Soruşturma çerçevesinde, aralarında dikkat çeken isimlerin de bulunduğu birçok kişi tutuklandı. Gülistan Doku’nun son görüştüğü kişi olarak belirlenen Erdoğan Elaldı ve dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklandı. Ayrıca, eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov’un yanı sıra ailesi ile dönemin koruma görevlileri de “suç delillerini gizleme ve yok etme” suçundan cezaevine gönderildi. Gülistan’ın hastane kayıtlarını sildiği öne sürülen dönemin Başhekimi Çağdaş Özdemir tutuklanırken, eski Vali Tuncay Sonel hakkında çok sayıda suçlamayla tutuklama kararı alındı. ABD’de bulunan şüpheli Umut Altaş için uluslararası alanda kırmızı bülten çıkarıldı.
Sağlık Bakanlığı müfettişlerinin çalışmaları, Gülistan Doku’nun kaybolmadan önce gittiği Tunceli Devlet Hastanesi’ndeki dijital müdahaleleri de gün yüzüne çıkardı. Kayıtların kasıtlı olarak silindiği tespit edilince, bilgi işlem görevlileri adli kontrolle serbest bırakıldı. Bu silme işleminin hangi hiyerarşik emirle yapıldığı ise, müfettiş raporları aracılığıyla Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletildi.