Batıçim’in Aliağa’daki Klinker Öğütme projesine bilirkişiden veto

Img

İzmir’in Aliağa ilçesinin Horozgediği Mahallesinde Batıçim tarafından yapılması planlanan 3 milyon 500 bin ton/yıl kapasiteli Klinker Öğütme ve Paketleme Tesisi için İzmir Valiliği tarafından verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararına karşı Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) ve yaşam savunucularının açtığı davada hazırlanan bilirkişi raporu, ÇED Proje Tanıtım Dosyası’nın bilimsel ve teknik açıdan yetersiz olduğunu ortaya koydu. Verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararının bilirkişiler tarafından oybirliği ile mevzuata uygun olmadığı bildirildi.

“İNCELEMELER YÜZEYSEL”

EGEÇEP’ten yapılan açıklamada, proje alanın yeterince incelenmediğini bildirilerek, “Bilirkişi raporunda, proje dosyasında kullanılan jeolojik haritanın standartlara uygun hazırlanmadığı, rapor içeriğiyle uyumsuz olduğu, hatta jeoloji mühendisliği disiplininin konusu olan haritanın çevre mühendisi tarafından imzalandığı belirtilmektedir. Bunun yanında diri fay haritasının ‘heyelan haritası’ olarak sunulması gibi kabul edilemeyecek teknik hatalara dikkat çekilmiş; proje alanının jeolojik yapısı, hidrojeolojik özellikleri, yeraltı suyu sistemi ve çevresel etkileri hakkında yapılan değerlendirmelerin yüzeysel kaldığı açıkça ifade edilmiştir. Raporda özellikle Hayıtlı Deresi’ne ilişkin değerlendirmeler dikkat çekmektedir. Bilirkişi heyeti, derenin proje alanının hemen yanında bulunmasına rağmen taşkın, yüzey akışı ve hidrolojik etkilerin bölgeye özgü bilimsel çalışmalarla ortaya konulmadığını; bölgesel bilgilerle yetinildiğini vurgulamaktadır. Çevresel risklerin somut olarak ortaya konulamadığı bir dosyada çevresel etkilerin de sağlıklı biçimde değerlendirilemeyeceği açıktır. Bilirkişi de tam olarak bunu söylemektedir” denildi.

“ÇEVRE HUKUKUNUN TEMEL İLKELERİYLE BAĞDAŞMAMAKTADIR”

Aliağa’nın herhangi bir yatırım alanı olmadığına dikkat çekilen açıklama, “Yıllardır termik santrallerin, demir-çelik tesislerinin, petrokimya sanayisinin, limanların, gemi söküm tesislerinin ve kömür depolama alanlarının baskısı altında yaşayan Aliağa, Türkiye’nin en ağır sanayi yükünü taşıyan bölgelerinden biridir. TÜBİTAK MAM, Ege Üniversitesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı bilimsel raporlar; hava, su, toprak ve bitki örtüsündeki kirliliğin artık sürdürülemez boyutlara ulaştığını ortaya koymuştur. Biz dava dilekçemizde tam da bu nedenle Aliağa’da planlanan her yeni yatırımın mevcut kirlilik yüküyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, kümülatif etkinin göz ardı edilmesinin çevre hukukuna aykırı olduğunu ifade etmiştik. Bilirkişi raporu, çevresel kararların varsayımlarla değil bilimsel çalışmalarla alınması gerektiğini bir kez daha göstermektedir. ÇED süreci, şirketlerin verdiği taahhütleri kayda geçirmek için değil; doğaya, suya, toprağa ve insan sağlığına verilebilecek zararları önceden ortaya koymak için vardır. Bilimsel belirsizliklerin bulunduğu, çevresel risklerin yeterince araştırılmadığı ve temel mühendislik disiplinleri bakımından ciddi eksiklikler taşıyan bir proje hakkında “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilmesi, çevre hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmamaktadır” ifadeleri kullanıldı.

“ÇED İPTAL EDİLSİN”

“Aliağa’nın artık kaldırabileceği yeni bir çevresel yük kalmamıştır” diye devam eden açıklamada, “Bölgede yaşayan insanların sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı, sanayi yatırımlarının hızına feda edilemez. Çevreyi korumanın yolu, eksik hazırlanmış proje dosyalarını onaylamak değil; bilimsel gerçekleri esas almaktır. Bilirkişi raporu, çevresel etkilerin yeterince ortaya konulmadığını ve kararın sağlam bilimsel temellere dayanmadığını açık biçimde ortaya koymuştur. Mahkemenin, bilirkişi heyetinin bilimsel değerlendirmelerini dikkate alarak hukuka aykırı “ÇED Gerekli Değildir” kararını iptal edeceğine inanıyoruz. EGEÇEP olarak Aliağa’nın havasını, suyunu, toprağını ve yaşam hakkını savunmaya; çevreyi değil yaşamı esas alan bir hukuk anlayışı için mücadele etmeye devam edeceğiz” denildi.

yok

Author: Mehmet Aydın